E-Ticaret Sitesi Reklamlarında SEO mu? ADS mi?

Dijital pazarlama dünyasında e-ticaret siteleri için en kritik sorulardan biri, görünürlük ve satışları artırmada hangi yolun izleneceğidir. E-ticaret SEO ve Google Ads (ADS), bu yolun iki temel taşını oluşturur. Her ikisi de hedeflere ulaşmada güçlü araçlar olsa da, felsefeleri, uygulama biçimleri ve sonuç alma süreleri birbirinden oldukça farklıdır. Bu makalede, her iki stratejiyi de derinlemesine inceleyerek, işletmenizin büyüme evresine, bütçesine ve uzun vadeli hedeflerine en uygun olanı seçmenize yardımcı olacak bir rehber sunuyoruz.

Doğru dijital pazarlama stratejilerini belirlemek, sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmanın anahtarıdır. Arama motoru optimizasyonu mu yoksa E-ticaret reklam maliyetlerini göze alarak ücretli reklamlar mı? Karar vermeden önce, her yöntemin dönüşüm oranı (Conversion Rate), tıklama başı maliyet (CPC) ve getiri süresi gibi temel metrikler üzerindeki etkisini anlamak çok önemlidir. İşte bu kapsamlı karşılaştırma, tam da bu noktada devreye giriyor.

İÇİNDEKİLER

E-Ticarette SEO Nedir? Detaylı Bir Bakış

Arama motoru optimizasyonu, bir e-ticaret sitesinin Google, Bing, Yandex gibi arama motorlarında, belirli anahtar kelimeler için ücretsiz (organik) arama sonuçlarında üst sıralarda yer almasını sağlamak için yapılan teknik ve içeriksel çalışmaların tümüdür. E-ticaret SEO çalışmalarının temel amacı, sitenizin arama motorlarının algoritmaları tarafından "değerli ve ilgili" bir kaynak olarak tanınmasını sağlamaktır.

SEO, bir maraton koşusuna benzetilebilir. Başlangıçta emek ve zaman gerektirir, ancak düzenli ve doğru adımlarla ilerlendiğinde, rakiplerinizi geride bırakacak sürdürülebilir bir hız ve dayanıklılık kazanırsınız. Bu süreç, sitenizin altyapısından içeriğine, kullanıcı deneyiminden diğer sitelerden aldığı referanslara (backlink) kadar birçok faktörü kapsar. Doğru uygulandığında, uzun vadeli pazarlama stratejisinin en güçlü ayağını oluşturur.

Bir e-ticaret sitesi için SEO'nun önemi, potansiyel müşterilerin satın alma niyetiyle yaptığı aramalarda (örneğin "kadın deri çanta", "erkek spor ayakkabı fiyatları") görünür olmaktan gelir. Organik arama sonuçları, kullanıcılar tarafından genellikle daha güvenilir ve doğal bulunur. Bu da, organik trafikten gelen ziyaretçilerin dönüşüm oranı (Conversion Rate)'nin genellikle ücretli trafiğe kıyasla daha yüksek olma potansiyeli taşıdığı anlamına gelir.

SEO çalışmaları genellikle üç ana kategoriye ayrılır: Teknik SEO, On-Page SEO ve Off-Page SEO. Teknik SEO, sitenizin arama motoru botları tarafından doğru şekilde tarana-bilmesi ve indekslenebilmesi için gerekli altyapısal düzenlemeleri içerir. Site hızı, mobil uyumluluk, güvenlik (HTTPS), site haritaları ve URL yapısı bu kapsamdadır. On-Page SEO, sayfa içi optimizasyonları ifade eder. Ürün başlıkları, açıklamaları, meta etiketleri, görsel optimizasyonları ve kaliteli içerik bu alana girer. Off-Page SEO ise, sitenizin dışarıdan aldığı sinyalleri, yani diğer saygın web sitelerinden gelen backlink'leri ve marka olarak çevrimiçi itibarınızı kapsar.

E-Ticarette Google Ads (ADS) Nedir?

Google Ads (eski adıyla ADS), Google'ın sunduğu, belirli anahtar kelimeler veya kullanıcı demografileri için ücretli reklam yerleştirme platformudur. Kısa vadeli satış artırma hedefleri için son derece etkilidir. Temel prensip, belirlediğiniz bütçe doğrultusunda, seçtiğiniz anahtar kelimelerde arama yapan kullanıcılara reklamlarınızı göstermek ve bu reklamlara yapılan her tıklama için ödeme yapmaktır. Bu maliyet, tıklama başı maliyet (CPC) olarak adlandırılır.

Google Ads, bir sprint yarışı gibidir. Bütçeniz ve kampanya ayarlarınız doğru olduğu sürece, çok kısa sürede (hatta aynı gün içinde) web sitenize hedefli trafik çekmeye başlayabilirsiniz. Bu özelliği ile yeni bir ürün lansmanını duyurmak, sezonluk bir kampanya yürütmek veya belirli bir ürün kategorisindeki stokları hızla eritmek için idealdir. Reklamlarınız, arama sonuç sayfasında "Reklam" ibaresiyle belirtilmiş şekilde, organik sonuçların hemen üstünde veya yanında görüntülenebilir.

Platformun en büyük gücü, detaylı hedefleme seçenekleridir. Yalnızca anahtar kelimelere göre değil; kullanıcının bulunduğu şehre, ilçeye, yaş aralığına, cinsiyetine, kullandığı cihaza (mobil/masaüstü), hatta belirli ilgi alanlarına ve alışveriş alışkanlıklarına göre bile reklam gösterebilirsiniz. Bu da, pazarlama mesajınızı tam olarak hedef kitlenize ulaştırma ve E-ticaret reklam maliyetlerini verimli kullanma şansı sunar.

Ayrıca, Google Ads yalnızca arama ağında değil, Gmail, YouTube ve milyonlarca web sitesinden oluşan Görüntülü Reklam Ağı'nda da kampanyalar yürütmenize olanak tanır. Shopping (Alışveriş) reklamları ise e-ticaret için özel olarak tasarlanmış, ürün resminiz, fiyatınız ve mağaza adınızla birlikte gösterilen son derece görsel ve dönüşüm odaklı reklam formatlarıdır. Tüm bu kampanyaların performansı, tıklama, dönüşüm ve harcama verileriyle anlık olarak takip edilebilir, böylece dijital pazarlama stratejilerinizde hızlı ayarlamalar yapabilirsiniz.

SEO ve ADS: Kapsamlı Bir Karşılaştırma

Hangi yöntemin daha iyi olduğuna karar vermek için, onları farklı kriterlerde yan yana koymak faydalı olacaktır. Unutulmaması gereken nokta, bunların birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olduğudur. Ancak kaynaklar sınırlı olduğunda önceliklendirme yapmak gerekebilir.

Görünürlük Süresi ve Kalıcılık: SEO çalışmalarının meyve vermesi haftalar, hatta aylar alabilir. Ancak, otorite kazandıktan ve üst sıralara yerleştikten sonra, trafik kazanımınız çok daha uzun süreli ve istikrarlıdır. Reklam bütçeniz bittiğinde görünürlüğünüz anında sona erer. SEO ise sürekli çalışan bir makine gibidir; düzenli bakım ve güncellemelerle yıllarca değer sağlamaya devam eder.

Maliyet Yapısı: Google Ads'de önceden belirlenmiş bir bütçeniz vardır ve bu bütçe tükendiğinde trafik akışı durur. Ödeme, genellikle tıklama başına veya gösterim başına yapılır. SEO'da ise başlangıçta bir yatırım maliyeti (profesyonel danışmanlık, içerik üretimi, teknik iyileştirmeler) söz konusudur, ancak organik tıklamalar için doğrudan bir ücret ödenmez. Zamanla, organik trafiğin getirdiği satışlar, SEO yatırımınıza kıyasla çok daha yüksek bir getiri sağlayabilir.

Güven ve İtibar: Araştırmalar, kullanıcıların organik arama sonuçlarına, ücretli reklamlardan daha fazla güvendiğini göstermektedir. Organik listelemeler, sitenizin konuyla ilgili otoriter bir kaynak olarak algılanmasını sağlar. Bu nedenle, organik trafikten gelen ziyaretçilerin markanıza olan güveni ve bağlılığı daha yüksek olma eğilimindedir, bu da tekrar eden alışverişler ve müşteri ömrü değeri açısından önemlidir.

Esneklik ve Kontrol: Google Ads, kampanyalarınızı anında başlatma, durdurma veya değiştirme konusunda size tam kontrol sağlar. Hangi anahtar kelimenin ne kadar dönüşüm getirdiğini net bir şekilde görebilirsiniz. SEO'da ise değişikliklerin etkisini görmek daha uzun zaman alır ve arama motoru algoritma güncellemeleri gibi tamamen kontrolünüz dışındaki faktörlerden etkilenebilirsiniz.

Ne Zaman SEO, Ne Zaman ADS Kullanılmalı?

İşletmenizin bulunduğu aşama ve acil ihtiyaçlarınız, hangi kanala öncelik vermeniz gerektiğini belirler. İşte size yol gösterebilecek senaryo bazlı öneriler:

SEO'ya Öncelik Vermeniz Gereken Durumlar: Eğer işinizi uzun vadeli olarak büyütmeyi, marka bilinirliği ve otorite oluşturmayı hedefliyorsanız SEO temel stratejiniz olmalıdır. Bütçeniz kısıtlıysa ve uzun vadeli pazarlama stratejisine yatırım yapmak istiyorsanız, SEO daha akıllıca bir başlangıç noktasıdır. Ayrıca, satış döngüsü uzun, araştırma gerektiren ve yüksek değerli ürünler (örn: endüstriyel makineler, lüks ürünler) satıyorsanız, müşteriler satın almadan önce detaylı araştırma yapacakları için SEO ile onlara erişmek çok daha etkilidir.

Google Ads'e Öncelik Vermeniz Gereken Durumlar: Yeni bir e-ticaret sitesi açtıysanız ve ilk müşterilerinize hızlıca ulaşmak, satış verisi toplamak istiyorsanız, ilk 3-6 ay ADS mükemmel bir başlangıç aracıdır. Sezonluk ürünleriniz (örn: yılbaşı hediyeleri, yazlık giysiler) varsa ve kısa bir zaman penceresinde maksimum satış yapmak istiyorsanız, hızından dolayı Ads tercih edilmelidir. Belirli bir ürün stoğunuzu hızla eritmek veya yeni bir koleksiyonu tanıtmak gibi kısa vadeli satış artırma hedefleriniz olduğunda de ideal çözümdür.

Pratik bir yaklaşım, iki yöntemi yaşam döngüsü içinde birleştirmektir. Örneğin, yeni bir site için ilk etapta ADS ile hızlı trafik ve satış verisi elde edilirken, paralel olarak site için sağlam bir Arama motoru optimizasyonu altyapısı kurulur. Ads kampanyalarından hangi anahtar kelimelerin yüksek dönüşüm oranı (Conversion Rate) sağladığı analiz edilir ve bu kelimeler, SEO stratejisine dahil edilerek organik trafik için optimize edilir. Zamanla organik sıralamalar yükseldikçe, o kelimeler için Ads harcaması azaltılabilir veya kaldırılabilir.

Bu süreçte, her iki kanalın performansını ayrı ayrı takip etmek çok önemlidir. Google Analytics ve Google Search Console gibi araçlar, organik ve ücretli trafiğin siteye nasıl davrandığını, hangi sayfaların daha çok dönüşüm sağladığını görmenizi sağlar. Bu veriler, hem SEO hem de Ads stratejinizi sürekli iyileştirmenin temelini oluşturur.

Maliyet ve Getiri Analizi: Hangi Yatırım Daha Akıllıca?

E-ticaret reklam maliyetleri ve SEO yatırımının geri dönüşünü (ROI) değerlendirirken, yalnızca bugünün rakamlarına değil, gelecekteki potansiyele de bakmak gerekir. Google Ads'de harcadığınız her kuruşun anlık bir karşılığı vardır, ancak bu karşılık bütçenizle sınırlıdır. Bütçe bittiği anda trafik ve potansiyel satışlar da durur. Bu nedenle Ads, sürekli nakit akışı gerektiren bir operasyonel gider gibi düşünülebilir.

SEO ise daha çok bir sermaye yatırımına benzer. Başlangıçta önemli bir zaman ve/veya parasal kaynak ayırmanız gerekebilir. Ancak, bu yatırım sitenizin dijital varlığında kalıcı değerler (yüksek sıralamalar, backlinkler, marka bilinirliği) oluşturur. Bir kez üst sıralara çıktıktan sonra, aynı pozisyonu korumak için yapacağınız düzenli bakım maliyetleri, elde ettiğiniz sürekli organik trafiğin getirdiği gelir yanında genellikle çok daha düşük kalır. Uzun vadede, organik trafiğin maliyeti sıfıra yakınsar.

Rekabetin yoğun olduğu sektörlerde (örn: moda, elektronik), popüler anahtar kelimeler için tıklama başı maliyet (CPC) çok yüksek olabilir. Bu durumda, sadece Ads kullanmak maliyetleri kontrol etmeyi zorlaştırabilir. Böyle sektörlerde, SEO ile organik bir varlık oluşturmak, reklam maliyetlerini dengelemek ve genel pazarlama verimliliğini artırmak açısından hayati önem taşır. Niş ve özel ilgi alanlarındaki ürünlerde ise, rekabet daha az olduğu için SEO çalışmaları daha hızlı sonuç verebilir ve Ads'e kıyasla çok daha yüksek bir ROI sağlayabilir.

En sağlıklı yaklaşım, toplam dijital pazarlama stratejileri bütçenizi, hedeflerinize ve pazar koşullarına göre bu iki kanal arasında bölmektir. Örneğin, bütçenizin %60'ını uzun vadeli büyüme için SEO'ya, %40'ını ise anlık satış ve kampanya yönetimi için Google Ads'e ayırabilirsiniz. Bu oranlar, işletmenizin olgunluk seviyesine ve sektör dinamiklerine göre yılda en az bir kez gözden geçirilip revize edilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri

Hem SEO hem de Google Ads stratejilerinde, özellikle yeni başlayanlar tarafından sıklıkla tekrarlanan hatalar, kaynak israfına ve hayal kırıklığına neden olur. Bu hataları önceden bilmek, onlardan kaçınmanın ilk adımıdır.

SEO'da Yapılan Başlıca Hatalar:

  • Teknik Altyapının İhmal Edilmesi: Yavaş site hızı, mobil uyumsuzluk, bozuk linkler gibi teknik sorunlar, ne kadar kaliteli içerik üretirseniz üretin sıralamanızı düşürebilir. Düzenli site denetimleri yapın.
  • İçerik Kopyası veya Zayıf İçerik: Üreticiden alınan aynı açıklamaları kullanmak veya çok kısa, bilgi vermeyen ürün açıklamaları yazmak. Her ürün sayfası için benzersiz, açıklayıcı ve kullanıcı sorularını yanıtlayan içerikler oluşturun.
  • Anahtar Kelime Yığını (Keyword Stuffing): Anahtar kelimeleri doğal olmayan bir şekilde sıkıştırmak. İçeriği kullanıcı için yazın, arama motorları için değil. Anahtar kelimeleri akıcı ve anlamlı bir şekilde kullanın.
  • Backlink Kalitesine Dikkat Etmemek: Kalitesiz, spam sitelerden gelen backlinkler ceza alma riski oluşturur. Az sayıda da olsa, otoriter ve ilgili sitelerden doğal backlinkler kazanmaya odaklanın.

Google Ads'de Yapılan Başlıca Hatalar:

  • Hedeflemenin Çok Geniş Tutulması: "Ayakkabı" gibi çok geniş ve rekabetli bir kelimeye odaklanmak, bütçenizi hızla tüketip düşük dönüşüme neden olabilir. "Kadın spor ayakkabı siyah 38 numara" gibi daha spesifik, satın alma niyeti yüksek "uzun kuyruk" anahtar kelimelerle başlayın.
  • Zayıf Açılış Sayfaları (Landing Page): Reklamla aynı mesajı taşımayan, yavaş yüklenen veya mobilde kötü görünen sayfalara kullanıcıyı göndermek. Reklamınızın vaadini karşılayan, hızlı ve dönüşüm odaklı açılış sayfaları kullanın.
  • A/B Testi Yapmamak: Tek bir reklam metni ve görseli ile kampanya yürütmek. Farklı başlıklar, açıklamalar ve görsellerle A/B testleri yaparak hangisinin daha iyi dönüşüm oranı sağladığını bulun ve optimize edin.
  • Negatif Anahtar Kelime Kullanmamak: Reklamınızın alakasız aramalarda (örn: "ücretsiz ayakkabı", "ikinci el") gösterilmesini engelleyerek bütçenizi koruyan negatif anahtar kelime listelerini ihmal etmeyin.

Hibrit Pazarlama Modeli ile İki Dünyanın En İyisini Birleştirmek

En güçlü dijital pazarlama stratejileri, farklı kanalları birbirini destekleyecek şekilde entegre edenlerdir. Hibrit pazarlama modeli, tam olarak SEO ve Google Ads'in sinerjisinden faydalanmayı hedefler. Bu modelde, iki kanal birbirinden bağımsız değil, sürekli veri ve bilgi alışverişinde bulunan bir ekosistemin parçalarıdır.

Uygulama adımları şu şekilde olabilir: İlk olarak, Google Ads kampanyalarınızı başlatın. Bu, size anında trafik ve değerli veri sağlayacaktır. Hangi anahtar kelimelerin tıklanıyor, hangileri satışa dönüşüyor, hangi ürünler daha çok ilgi görüyor? Tüm bu veriler, pahalı bir şekilde öğrenilmiş gerçeklerdir. İkinci adımda, bu verileri SEO stratejinizin temeli yapın. Ads'de yüksek dönüşüm sağlayan ama organik sıralamanızın düşük olduğu kelimelere öncelik verin. Bu ürün sayfalarını ve ilgili blog içeriklerini, o kelimeler için optimize edin.

Üçüncü adım, organik sıralamalarınızı takip etmektir. Zamanla, optimize ettiğiniz sayfalar organik aramalarda yükselmeye başladığında, o kelime için Ads harcamanızı azaltabilir veya tamamen kaldırabilirsiniz. Böylece, artık ücretsiz olarak gelen trafiğe yönelik harcadığınız bütçeyi, henüz organik sıralama elde edemediğiniz yeni ürün veya kelimelere kaydırabilirsiniz. Bu döngü, sürekli bir iyileştirme ve verimlilik artışı sağlar.

Ayrıca, Remarketing (Yeniden Pazarlama) bu hibrit modelin altın anahtarıdır. SEO ile sitenize gelen ama satın almayan kullanıcıları, Google Ads ağı üzerinden tekrar hedefleyebilirsiniz. Örneğin, bir ürün sayfasını inceleyen ancak sepete atmayan bir ziyaretçiye, farklı web sitelerinde veya YouTube'da o ürünün reklamını gösterebilirsiniz. Bu, dönüşüm oranını ciddi oranda artıran güçlü bir taktiktir ve iki kanalın birlikte kullanılmasıyla mümkün olur.

Sonuç

E-ticaret dünyasında "SEO mu, ADS mü?" sorusunun tek ve kesin bir cevabı yoktur. Doğru cevap, işletmenizin benzersiz koşullarına, hedeflerine, bütçesine ve zaman çerçevenize bağlıdır. Google Ads (ADS), hızı ve kontrol edilebilirliği ile kısa vadeli satış artırma, ürün lansmanı ve hedef kitlenizi hızlıca anlama konusunda rakipsiz bir araçtır. Öte yandan, E-ticaret SEO çalışmaları, marka otoritesi inşa etmek, kullanıcı güveni kazanmak ve en önemlisi, reklam bütçesinden bağımsız, sürdürülebilir bir büyüme motoru oluşturmak için vazgeçilmezdir.

Nihai strateji, bu iki güçlü kanalı birbirine rakip olarak değil, bir takımın parçaları olarak görmekten geçer. Hibrit pazarlama modeli, ikisinin en iyi yönlerini birleştirerek, Ads'den gelen anlık verilerle SEO'yu besler, SEO'nun oluşturduğu organik otorite ve güveni ise Ads kampanyalarının performansını artırmak için kullanır. Başlangıçta, kaynaklarınızı ihtiyacınıza göre bir kanala daha fazla ayırmanız normaldir. Ancak uzun vadede, dengeli bir şekilde her ikisine de yatırım yapan ve aralarındaki sinerjiden faydalanan işletmeler, dijital pazarlama yarışında rakiplerine karşı kalıcı bir üstünlük sağlayacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ücretsiz e-ticaret yazılımı özellikleri nelerdir?

Ücretsiz e-ticaret yazılımı, temel e-ticaret ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış yazılımlardır. Bu yazılımlar genellikle ürün listeleme, ödeme sistemleri entegrasyonu, temel SEO araçları ve kullanıcı dostu arayüz gibi özelliklere sahip olur. Ancak, bazı premium özellikler ve destek seçenekleri genellikle ücretli paketlerde sunulur.

E-ticaret yeni başlıyorum. Proticaret'in hangi paketini kullanmalıyım?

E-ticaret yeni başlıyorum diyorsanız, Proticaret'in b2c e ticaret başlangıç paketlerini tercih etmeniz doğru olabilir. Proticaret'in başlangıç paketleri, küçük işletmeler için uygun fiyatlarla tüm temel e-ticaret özelliklerini sunar. Bu paketler, mobil uyumluluk, SEO optimizasyonu, ödeme entegrasyonları gibi özellikleri içerir. İhtiyacınıza göre daha gelişmiş paketlere geçiş yapabilirsiniz. Başlangıç paketleri, yeni başlayanlar için kolay kurulum ve kullanımla e-ticaret dünyasına adım atmanıza olanak tanır.

B2B e-ticaret yazılımı fiyatları nelerdir?

B2B e-ticaret yazılımı fiyatları, yazılımın sunduğu özelliklere, ölçeğe ve kullanıcı sayısına göre değişir. Genellikle, başlangıç seviyesinde bir yazılım 30.000 TL ile 50.000 TL arasında olabilir. Daha büyük ölçekli ve gelişmiş özellikler sunan yazılımlar ise 50.000 TL'den başlayıp 500.000 TL'ye kadar çıkabilir. Yazılım fiyatları, entegrasyon ve kişiselleştirme ihtiyaçlarına göre değişkenlik gösterebilir.

E-ticaret hostingi nedir?

E-ticaret hostingi, online mağazaların web sitesi dosyalarını barındıran sunucu hizmetidir. Bu hosting türü, e-ticaret sitelerinin hızlı, güvenli ve sürekli olarak erişilebilir olmasını sağlar. Hosting paketleri, site trafiğine ve işletmenin ihtiyaçlarına göre değişiklik gösterir. Yüksek performanslı bir e-ticaret hostingi, müşteri memnuniyetini artırır.

E-ticarette sepet ortalaması nedir?

E-ticarette sepet ortalaması, müşterilerin bir alışveriş sepetine ekledikleri ürünlerin toplam değerinin, müşteri sayısına bölünerek hesaplanan ortalama tutarıdır. Bu oran, e-ticaret işletmesinin satış performansını gösterir. Sepet ortalamasını artırmak için çapraz satış, indirimler ve kampanyalar gibi stratejiler kullanılabilir.

Sepet ortalaması nasıl arttırılır?

Sepet ortalamasını artırmak için, alışveriş sepetine eklenen ürünlerin toplam değerini artıracak stratejiler uygulanabilir. Örneğin, çapraz satış ve yukarı satış (upselling) taktikleri ile müşterilere daha pahalı ürünler önerilebilir. Ayrıca, e-ticaret sitelerinde ücretsiz kargo veya belirli bir tutarın üzerinde indirim gibi teşvikler sunulabilir.

E-ticarette canlı destek neden önemlidir?

E-ticarette canlı destek, müşteri soruları ve sorunları anında çözebilmek için önemli bir araçtır. Canlı destek sayesinde, müşteriler alışveriş esnasında karşılaştıkları problemleri hızlıca çözebilir ve kararlarını verirken yardımcı olabilirler. Bu da müşteri memnuniyetini artırır ve satış dönüşüm oranlarını yükseltir.

Ücretsiz e-ticaret nedir?

Ücretsiz e-ticaret, herhangi bir ücret ödemeden kullanabileceğiniz e-ticaret yazılım ve platformlarının sunduğu bir hizmettir. Genellikle sınırlı özellikler ve küçük ölçekli işletmeler için uygundur. Proticaret v4.05 sürümü ücretsiz bir paket olup, ücretsiz e-ticaret yazılımı indirip kendi hostinginize kurabilirsiniz. Ücretsiz e-ticaret platformları, başlangıç seviyesindeki kullanıcılar için iyi bir seçenektir.